Ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2012 Cuma

ÇOCUKLUĞUM

 Başlığı görünce aklınıza belki de Maksim Gorki’nin “Çocukluğum” romanı gelmiş olabilir. Benim çocukluk o kadar trajedi içermiyor,komedi içeriyor.Sabah sabah tebessüm edelim diye paylaşmak istedim komik anılarımı.
Birinci sınıf hallerim çok komikti benim. Onlardan bahsedeyim.
…
Birinci sınıftayken yazmayı öğrenmek için A,B,C yazardık bir sayfaya. Allah bilir o bir sayfada en az 250 tane A yapmışısızdır. Hoca verirdi ödevi derdi ; “bir sayfa A yapıp gelin.” Ben ne yapardım? O bir sayfa A’yı bir A anlardım. Bir sayfaya kocaman A yapar götürürdüm. Aslında zekiceydi çünkü gerçekten bir sayfa A’ydı o :)
…
Bir gün namaz kılıyor anneannem alışmam için çağırdı yanına. Kuran’ın ilk emri olan “oku” dedi. Ben de o zaman birinci sınıfa gidiyorum.”Oku” kelimesinden “Ali ata bak,Emel eve gel “ anlıyorum.Başladım öğrendiğim tüm fişlerle namaza.Arada Allahuekber diyorum onu öğrenmişim.Rukü,kıyam hepsinde Emel eve gel,Işık ılık süt iç “dedim.Allah kabul etsin.
…
 Birinci sınıfta aşı günleri meşhurdur.Süt kardeşimle yani teyzemin kızıyla aynı sırada oturuyorduk.Aşıcılar geldi yani hemşireler.Bir korku bir korku.Beni hemşire tuttu kardeşimi öğretmenimiz.Biz aşı vurulunca öleceğmizi zannettik vedayı yaptık bu dünyaya.O bana çok sevdiği Tarkan kolyesini hediye etti ben de aslında o sırada Kenan Doğulu güneş kolyesi hediye etmek isterdim ama yoktu.Aşıyı nasıl dünyaya veda etmek için bir araç olarak kullandık anlamadım hala :/
...
 Bunlar yine iyiydi de en fenası ne dersiniz? Hoca tahtayı silerdi ben de defteri :) Tasarrufun böylesi.Kalem tutmayı hala bilmiyorum.Eğitim hayatım boyunca küfür etti ellerim sisteme.Bu durumda ne oldu mu ben birinci sınıfta kalıyordum teyzemin kızıyla aynı sınıftaydım.Teyzem hocaya hediye aldı ben geçtim ikiye.İkide de bir müddet “tembel teneke tavuklara yem ver kümesi”nde bulundum.Sonra inek hayatım başladı,tutmayın beni.





Çocukluk bir bulut gibidir aslında gece görünmese bile gündüzümüzün bir parçası hep o.

17 Şubat 2012 Cuma

GENÇLER DE VAR

Ülkemizde o kadar çok sorun varki arada kalan tek grup GENÇLER oluyor,maalesef.Gündem ışık hızıyla değişiyor. İsveç'te altı ayda yaşananlar, bizde bir günde yaşanıyor… Bir olayı bir gün tartışıp hemen yenisine geçiyoruz. Bazen bu tartışma bir gün bile sürmüyor.Sorunlar hiç çözülmeden ortada kalıveriyor…

Ortada kalan meselelerden biride ülkemizde gençlik hakları. Anayasanın değiştiği şu günlerde gençlere de yer verilir umarım.Anayasada gençlere yönelik sade ve sadece 1 maddecik var.O da şu :

Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler Anayasa`nın 58. Maddesi :
Gençliğin Korunması
Devlet, İstiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.

Bu madde bizim için yeterli değil.Hele ki genç nüfusuyla övünen canım ülkem için.Sosyal sorumluluklarda 0-6 yaş grubuna ağırlık veriliyor.Gençlerin hobilerine yönelik var belki de ben bilmiyorum ya da göremiyorum.Üniversiteye giden genç sosyal olma yolunda şanslı.Ya gidemeyen,kendi dünyasında kalacak olanlar,ifade edemeyecek olanlar köşelerinde kalacak.Aşağıdaki klip düşündürdü bunları .Klibin sonundaki yazılara dikkat 300.000 umutsuz genç var.Kaybolan gençler ise uyuşturucu batağında.Özellikle uyuşturucuyla mücadelede www.zaferercan.com a göz atarsınız.Orada kaybolan pek çok genç örneği görebilirsiniz.

Ülkemde gençlerden neden umutsuz o da bu videoda,bir göz atabilir misiniz ?
http://www.facebook.com/video/video.php?v=10150195075462250&oid=150081565004310 

Her şey anayasada bir madde değil önemli olan icraat !!! Daha umutlu gençliğe !



16 Şubat 2012 Perşembe

BÜTÜN KIZLAR TOPLANDIK

  Bu benim dünyam adlı blog arkadaşım bloggerde bayanları bir araya getirmek amaçlı facebook sayfası    açmış.Ve sayfasının tanıtımında şunları aktarmış :

Bu sayfa tüm blog annelerini ve bayanlarını bir araya toplamak, tanışmak ve kaynaşıp güzel sohbetler yapılması için kurulmuştur. Bloglarınızın linklerini paylaşıp yeni izleyiciler kazanabilir sizde yeni bloglarla tanışabilirsiniz.

Arkadaşlar daha fazla anneyle beraber olmak için bloglarınızda bu sayfayı linkiyle beraber duyurursanız daha çok arkadaş ve daha çok paylaşımımız olur, yayınladığınız yeni postlarınızın bağlantılarını sayfamızda paylaşabilirsiniz ve lütfen hepimiz buradaki anneleri bloglarında yanlız bırakmayalım. Destekleriniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 
O zaman destekleyelim Filiz hanımı  ;) Blogizm bunu gerektirir. O mecrada da buluşalım ne olacak ;) Yalnız ismini değiştirelim,başka isim bulalım ama saygı da duyarım.Arada anne olmayanlar var benim gibi :)
BURADAYIZ 

2 Şubat 2012 Perşembe

DİKKAT EL ÇIKABİLİR


 Lavaboların hemen üzerinde musluğun yanında, avucu yere bakar şekilde, duvara dik, adeta duvardan fırlamış gibi duran, bilekten kesik, kırmızı ojeli, yüzüklü, plastikten mamul bir eldir, evimizin sabun veren eli.... avucuna (biz görmeyiz) yapışık bir mıknatıs vardır. satın alınırken kitin içinde teslim edilen metal bir daire, sabuna saplanır (metal daire hep kaybolur ve yerini gazoz kapaklarına terk eder), bu sayede sabun yukarıda bahsedilen ele yapışır ve zeminle teması kesilen sabun, suyunu damlattığı için erimez, hem ev ekonomisi sağlanır hem her el yıkayışta ele bakılarak sevgilinin narin eli düşünülür hem fantezi olur / ekşi sözlük
Ben bulursam alıp, kapı girişindeki lamba düğmesinin oraya koymayı düşünüyorum,düşünsenize ışık kapanınca karanlıkta duvardan fırlayan ele dokunuyorsunuz harika yahu :)


14 Ocak 2012 Cumartesi

HMM BEN


Merhaba,
Bu blogu kurma nedenime geçmeden önce size Serdar Kuzuoğlu'nun sosyal medaya üzerine yazdığı bir yazıdan kesit sunmak istiyorum.

"Biz yakın tarihe kadar birçok şeyin hasretiyle yaşadık. Kendimizi sahip olduklarımızla tanımlıyoruz. Otomobilimiz, telefonumuz, evimiz hepsi bir mesaj veriyor. Ve bu mesajlar üzerinden iletişim kuruyoruz. İnternet de bunun vesilesi oldu. İnsanlar gittiği konser ya da mekanı, satın aldığı bir şeyi, beraber olduğu insanı bile teşhir malzemesi olarak kullanıyor. İnsanların kendini tanıtma şekli bile bir pazarlama metoduna dönüştü.  Bu var olma savaşı..." Ben de okuduklarımı, öğrendiklerimi paylaşıp var olma savaşı vermek istiyorum.Kendimi tanımlamak istiyorum.Kısaca buna insanoğlunun konuşma isteği diyebiliriz.

 Hadi o zaman hep birlikte fiziken veya zihnen her gün yeni bir sayfa açalım ve ona güzel şeyler yazalım. Evet çevrenizde çok fazla olumsuz etki olduğunu biliyorum ama yapabilirsiniz. Ben de aynı dünyada yaşıyorum sizinle. Ben bu hop kültür içinde herşeye rağmen, "bunda da vardır bi hayır" diyerek.. Yaşamayı çok seven, dünyadaki en değerlisi ailesi olan, sulu gözlü ama genelde gülen, 6 milyar içindeki mutlu kesimden biriyim işte : )) Daha ne olsun ; ) . VE ARTIK SİZ DE KENDİ DÜNYANIZI KENDİNİZ YARATIN. Kolay gelsin.