iş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2012 Perşembe

Geri Dürt Kahvesi

Facebook hayatımıza girdiği 7. yılını kutladı  birkaç ay önce .Facebook kurucusu Mark’ın hakkında çok bilgi edinebiliriz. Dünyanın zenginlerinden kendisi. Hem yazılım hem de psikoloji mezunu. Harmanladığı sistemden psikoloji mezunu olduğu belli değil mi?Mark’ın NTV belgesel kuşağında “kapalı kapılar ardında” adlı  belgeselini izledim.Marc şunları aktarıyordu : “Önceden bir şeyleri paylaşacak podyum yoktu.Facebook sayesinde sosyal ağların birbiriyle bağlanmasıyla dünya açık sisteme dönüşüyor.”

Bu açık sistem sadece bireysellerin yüzünü güldürmedi kurumsal firmaların da yüzünü güldürdü. Sosyal medya denilen bu yeni mecrayı reklam ve pazarlama için kullanmak isteyen iş dünyasının da dikkatini çekmiş durumda. Facebook da siteyi reklam, pazarlama, halkla ilişkiler için kullanmak isteyen kişi  ve kurumlara çeşitli çözümler sunmuyor değil hani.

Gelelim Vakıfbank’ın geliştirdiği kampanyaya… VakıfBankın anlaştığı bir reklam firmasının  geliştirdiği ilk dijital kampanya “Facebook 82. il oluyor” yayına girdi. Özellikle “Facebook il olsaydı nasıl olurdu?”nun gösterildiği eğlenceli viral videonun sosyal medyada hızla yayıldığı ve büyük beğeni topladığı kampanyada 81 ile 81 otomobil hediye eden Vakıfbank WorldCard, Facebook’u 82. İl olarak sayıyor ve bir otomobil de Facebook’tan hediye ediyor. Kampanya dijital mecrada viral video, banner, advertorial ve özel uygulamalarla destekleniyor. Kampanyanın hoşuma gittiğini belirtmeden edemeyeceim. Baya eğlenceli olacağını gösteriyor.Aşağıdaki videoda Türkiye’de 32 milyon nufüsa sahip Facebook il oldu bile .Bu arada bu köyde bir hafta tatil yapmak isterdim.Keşke kampanyanın ödüllerinden biri bu şekilde tasarlanmış köyde tatil olsaydı :)



İNSAN NEDEN ÇALIŞIR ?

Çalışmak bir dünya düzeni mi, sömürü mü yoksa bir güdü mü? Peki insanlar neden çalışır sorusu tatmin olma durumuna göre değişir mi? Çalışmanın sözlüksel tanımına baktığımızda çalışma işini yapma gibi basit bir karşılık bulsa da cevabı zor bir soru.

Bu soruya verilen cevapların başında “para kazanmak” geliyor. Para kazanmanın dayandığı gerekçe de hayatını idame ettirme, ailesi için, çocuğu için vb. Bir de erkek kardeşimin cevabını paylaşmak istiyorum: ”Daha iyiyi arzu ettiği nedeniyle  bankadan aldığı krediyi ödemek “ için çalışır. Çalışmanın bir başka boyutu olan güdüye uygun cevap “potansiyelini realize etmenin mutluluğu” diyelim.

Gelelim çalışma kavramına, çalışma yalnızca gelir elde etmenin çabası değil.İnsanlık için bir yaşam biçimidir.Bir işte çalışma,kişinin kendine güven ve saygı duygusunu geliştirmekte,ona bir değer katmanın gururunu yaşamaktadır.Çalışmanın bireysel olmanın yanı sıra toplumsal boyutu da var.Çalışma aynı zamanda kişinin topluma ait olma duygusunu güçlendirir.Görüyorsunuz değil mi, çalışma nelere kadir.Bir de işsizin duygu durumunu düşünün daha depresif ve duygu durumu karışık.Neyse konuyu dağıtmayayım.



Aslında çalışmanın tüm nedenlerini Maslow’un geliştirdiği “ihtiyaçlar hiyerarşisinde topluyorum. Hiyerarşisindeki ihtiyaçlar şöyle; fizyolojik gereksinimler, güven gereksinimi, sosyal gereksinim, saygınlık gereksinimi ve kendini gerçekleştirme gereksinimidir. Ben bunların tepesine parayı koymuştum ama şimdi karar verdim. Para bu hiyerarşiye yandan, hepsine müdahale edecek bir biçimde karışıyor. Maslow'a göre amaçların doğurduğu gereksinimler genellikle zincirleme bir sıra izler, temeldeki bir güdünün gereksinmeleri karşılanmadan, birey üst düzeydeki güdülerden etkilenmez. Alt düzeydeki güdüler doyuma ulaşınca birey, üst düzey güdülere hazır hale gelmektedir. Bu terinin Türkçe meali kişi fizyolojik ihtiyacını karşılamadan ikinci basamak olan güven gereksinimini karşılayamaz.Temeldeki güdüyü karşılamak için de çalışmak gerekir.Çalışmanın parasal boyutunun da güdüye dayandığını görüyoruz.

Bir arkadaşım neden çalışır sorusuna şöyle yanıt verdi :”İnsan çalışmadığında düşeceği durumu kabullenemediği için çalışır. Herkes çalışsa ama o çalışmasa fakat gelirleri aynı olsa yani hayat standartları. Sence çalışma gereksinimi duyar mı?” Cevap veriyorum bu yazdıklarımın hepsinden çıkan sonuç çalışır efendim, çalışır, bal gibi çalışır.Parası olsa da başarı güdüsü hakimse o kişi de çalışacaktır.

Son olarak ne kadar para kazanırsak kazanalım. Para her şeyi satın alamaz. Paranın değerini ve önemini asla yadsımıyorum; ama çalışanların kalbini kazanacak, onları şirkete bağlayacak şey asla para değildir. Onların yaptıkları işe gönülden yapmalarını sağlayacak ortam tek başına parayla yaratılamaz.